|
|
|
Sağlığınız ile ilgili aradığınız tüm bilgiler |
Sağlık Bilgileri Arama Motoru
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
Kadınlarda
‘kalp’ riski yükseliyor
ABD’de yapılan araştırma, erkeklerde kalp krizi
oranlarının
düşmesine karşın, kadınlarda benzer bir gelişmenin olmadığını ortaya
koydu. Kadınlarda anjiyoplasti ve stent takma yöntemlerinin de erkeklerdeki
kadar iyi sonuç vermediği belirlendi.
ABD’de Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Mayo Klinik tarafından yapılan
araştırma, son yıllarda erkeklerin kalp krizi geçirme oranlarında düşüş
gözlenirken, benzer bir eğilimin kadınlarda görülmediğini ortaya koydu.
“Kadınlarda
İskemi Sendromunun Gelişimi”nin (Women’s Ischemia Syndrome Evaluation)
kısaltması olarak WISE adıyla yayınlanan araştırma, “Anjiyo sonuçlarınızın temiz
çıkması, kalp krizi geçirmeyeceğiniz anlamına gelmez” şeklinde doktorların sık
sık yineledikleri uyarının, kadınlar için ayrı bir önem taşıdığını da gösterdi.
WISE’ın ortaya koyduğu sonuçlara göre, koroner arter hastalıklarının
tanımlanmasında standart yöntem olarak kabul edilen anjiyogram, kadınların
kalplerini besleyen küçük damarlardaki pıhtıları açığa çıkaramayabiliyor.
WISE çalışmasının baş aktörlerinden, Minnesota ABD’de bulunan Mayo Kliniğin
kardiyologlarından Sharonne Hayes, araştırmaya ilişkin açıklamasında, koroner
arter hastalıklarının genellikle erkeklere özgü olarak kabul edildiğini, bu
nedenle de kardiyovasküler hastalıklara ilişkin deney ve tedavi çalışmalarının
erkekler üzerinde yapıldığını belirterek, “Araştırmacılar, uzun süredir
şüphelendikleri şeyin doğru olduğunu gördüler, kadınlar farklı” dedi.
Araştırmaya katkıda bulunan kardiyolog Amir Lerman ise bazı risk faktörlerinin
erkekler ve kadınlar için eşit olmasına karşın, kadınların risklerini daha etkin
şekilde azaltabileceklerine dikkati çekti.
Kolesterol, yüksek tansiyon ve obezitenin kadınlar ve erkekler için kalp
hastalıklarında eşit derecede risk faktörü oluşturduğuna işaret eden Lerman,
yüksek tansiyon, şeker ve tligestritten oluşan ve “metabolik sendrom” olarak
adlandırılan hastalığın ise “kadınları erkeklere oranla kalp krizine daha fazla
yaklaştırdığını” belirtti. Lerman, kadınların karşı karşıya kaldıkları riskleri
şöyle özetliyor:
“Stres ve depresyonun, kadınların kalbini daha kötü şekilde etkilediğini
biliyoruz. Sigara içmek de kadınlar için erkeklerden daha kötü etki yaratıyor.
Menopoz öncesi görülen düşük östorojen seviyeleri de mikrovasküler hastalıklar
için risk faktörü oluşturuyor. Kadınlar, risk faktörlerini tanımak ve tedavi
etmek konusunda daha bilinçli olmalılar. Damarlarınızın tıkanması teşhisi
konulana kadar beklemeyin. Koroner arter hastalıklarına ilişkin riskleri
taşıyorsanız, doktorunuzla görüşün. Koroner arter hastalıklarının tipik
testlerinden olan anjiyo, kadınlara hatalı bir güvenlik duygusu veriyor. WISE
çalışması, erkeklerin damarlarındaki hacimli, eğri ve pek de kendini saklamayan
plakları tanımlamak amacıyla hazırlanan teşhis yöntemlerinin, kadınların damar
duvarları boyunca eşit düzeyde birikerek yayılan plakaları görmekte her zaman
aynı başarıyı göstermediğini ortaya koydu.”
KADINLARDA GÖRÜLEN
SEMPTOMLAR DA FARKLI
Kalp krizi risk faktörlerinde görülen farklılıkların yanı sıra kadınlarda kalp
krizi, erkeklerdeki klasik göğüs ağrısından farklı sinyallerle “geliyorum”
diyor. Kadınlarda kalp krizi öncesinde şiddetli göğüs ağrısına ek olarak, çoğu
kez göğüs ağrısından daha fazla boyun, kol, sırtın üst bölümünde ağrılar, nefes
kesilmesi, yorgunluk, kusma, bitkinlik gibi semptomlar ön plana çıkıyor.
Doktor Lerman, araştırmanın tıp dünyası için çok önemli olduğunu belirterek,
“Ciddi bir hasar meydana gelmeden genellikle doktor karşısına çıkmayan
kadınların, bu araştırmanın ardından erken tedaviye daha fazla önem vermesini
umduklarını” kaydetti.
FARKLI TEDAVİ YÖNTEMLERİ
GEREKEBİLİYOR
WISE araştırması, koroner arter hastalıklarında sıklıkla kullanılan anjiyoplasti
ve stent takma yöntemlerinin, damarlarındaki plakalar daha dağılımlı bir yapı
sergileyen kadın bedeninde, erkekler kadar iyi sonuç vermeyeceğini de ortaya
koydu.
Dr. Hayes, kadınlar için yüksek tansiyon ve kolesterol gibi riskleri aza
indirecek ilaç tedavilerinin, daha önemli ve etkili seçenekler olduğunu
kaydetti.
Diğer Makaleler
|