|
|
|
Sağlığınız ile ilgili aradığınız tüm bilgiler |
Sağlık Bilgileri Arama Motoru
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
Kalp ve kanserden sonra ‘inme’ geliyor
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, dakikada ortalama
bir kişi inme geçiriyor, üç dakikada bir kişi de inme
nedeniyle yaşamını yitiriyor... Dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra
üçüncü ölüm nedeni olan inme, kalıcı sakatlık bırakmada
ise birinci sırada...
Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi
Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet
Zülküf Önal, halk arasında inme (felç) olarak bilinen
hastalığın, dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra
gelen en önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu
söyledi.
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, dakikada ortalama
bir kişinin inme geçirdiğini, üç dakikada bir kişinin de
inme nedeniyle yaşamını yitirdiğini ifade eden Önal,
hastalığın görülme sıklığının gelişmiş ve gelişmekte
olan ülkelerde ortalama yaşam süresinin uzamasına bağlı
olarak arttığına dikkati çekti. Önal, Türkiye’de
ortalama yaşam süresinin uzaması nedeniyle inme
hastalığının görülme sıklığının yükseldiğini kaydetti.
Yaşlılık hastalığı diye bilinen beyin damar hastalığı
inmenin, erişkinlerde kalıcı sakatlıklara neden olduğunu
belirten Önal, inmenin beyne kan akımını sağlayan
damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla beyne giden kan
akımının gidişinin yavaşlaması ya da durması sonucunda
meydana geldiğini kaydetti. Önal, ayrıca beyin
damarlarından birinin ani şekilde yırtılarak, kanın
beyin dokusu içine akması sonucu da inmenin
oluşabildiğini ve bunun halk arasında beyin kanaması
olarak bilindiğini ifade ederek, inmenin sıklıkla ileri
yaşlarda görülmesine rağmen, doğumdan itibaren her yaşta
görülebileceğini vurguladı.
“3 SAAT İÇİNDE DOKTORA ULAŞILMALI”
İnme hastalığında tedavi şansının, hastanın en kısa
sürede bir sağlık merkezine ulaşmasına bağlı olduğuna
işaret eden Önal, “İnme olduktan sonra 3 saat içinde
doktora ulaşabilen hastaların genellikle yüzde 20’sini
tamamen düzeltme şansımız oluyor” dedi.
Önal, inme ya da inmeden şüphelenilen durumlarda, vakit
kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi
gerektiğinin altını çizerek, inmenin belirtileri çok iyi
bilinmediği için hastaların doktora ulaşmada geç
kaldıklarını söyledi.
İnmenin, 60 yaş üstünde kalp hastalığı ve kanserden
sonra üçüncü sıklıkla gelen ölüm nedeni olduğunu ifade
eden Önal, “Bir başka özelliği de ileri yaşlarda kalıcı
sakatlık bırakan birinci sıradaki hastalık olması. Yani
sakatlık bırakmada birinci, ölüme neden olmada ise
üçüncü sırada gelen bir hastalık” diye konuştu.
“HAREKETSİZ YAŞAM, İNME OLUŞUMUNA ZEMİN HAZIRLIYOR”
Önal, hastalığın koruyucu tedavi metotları ile
önlenebilir olduğuna dikkati çekerek, aile hikayesi,
sigara ve alkol kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet,
obezite ve hareketsiz yaşamın inme oluşumuna zemin
hazırladığını kaydetti.
İnme gerçekleşmeden önce bir ağrı olmadığı için hastanın
bunu fark etmesinin güçleştiğini belirten Önal, aniden
el uyuşması, kolda güçsüzlük, konuşmada bozukluk, yüz
bölgesinde kayma, baş dönmesi, başı yana çevirdiğinde
kısa süreli tam görme kaybının olması, bir iki dakikayı
unutmak ya da hiçbir şey hatırlamamak gibi durumların
inmenin önemli belirtileri olduğunu söyledi. Önal,
“Bunlar genellikle önemsenmiyor ya da başa soğuk su
dökmek, bir süre beklemek gibi uygulamalar yapılıyor”
diye konuştu. Bu tür uygulamaların vakit kaybına neden
olduğunu ve ciddi sakatlıklara, hatta ölüme sebebiyet
verebildiğini vurgulayan Önal, “Bu belirtilerin ardından
inme gerçekleşmeden ancak 100 hastadan yüzde 4-5’i ilk 3
saat içinde doktora ulaşabiliyor. Oysa, beyinde damar
tıkanıklığı ya da kanama durumunda tedavi şansı çok
kısıtlıyken, daha basit bulgulardan sonra doktora
ulaşıldığında hastalığın ilerlemesi, kalıcı
sakatlıkların önlenebilmesi hatta var olan bulguların
tamamen geçirilebileceği göz ardı edilmemeli” uyarısında
bulundu.
“ASPİRİN KULLANIMI ÇOK ÖNEMLİ”
İnmenin engellenebilmesi için aspirin kullanımının çok
önemli olduğuna işaret eden Önal, hastaların mutlaka
nörologlar tarafından takip edilmesi gerektiğini
belirtti.
Önal, özellikle risk altındaki kişilerin uzman hekimin
tavsiyesi üzerine sürekli aspirin kullanmasının doğru
olduğunu vurgulayarak, “Koruyucu tedavide, aspirin en
önemli seçenek. Aspirini doktor söylemediği sürece
hiçbir hastanın kesmemesi, kesilecekse de ona alternatif
olan bir ilacın mutlaka kullanılması gerekiyor. Çünkü,
elimizdeki en iyi seçenek bu” dedi.
Koruyucu tedavi kapsamında beyindeki damarlarda daralma
ya da kapanma olması durumunda, beyindeki damarlara
stent konulduğunu belirten Önal, damarlardaki
kireçlenmeye neden olan plağın da cerrahi yöntemiyle
çıkarılabildiğini söyledi.
Önal, inme gerçekleştikten sonra yapacak fazla bir şey
kalmadığını anlatarak, “Hastanın kanamaya eğilimli
durumu varsa, tansiyonu yüksekse, bilinci kapandıysa ya
da komadaysa tedavi şansımız çok azalmaktadır. O nedenle
tedbirleri almakta fayda var” diye konuştu.
Diğer Makaleler
|